Yıldırım Kaya: LGS’de Asıl Sorun Güvenlik Değil, Eğitimdeki Eşitsizlik ve Eleme Anlayışıdır

12.06.2026

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, hazırladığı video mesajında LGS’de asıl sorunun güvenlik değil, eğitimdeki eşitsizlik ve eleme anlayışı olduğunu söyledi. CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, video mesajında şu ifadelere yer verdi:

“13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava ilişkin açıklanan veriler, eğitim sisteminin içinde bulunduğu tabloyu bir kez daha ortaya koymaktadır. 2025–2026 eğitim öğretim yılında 8’inci sınıfta öğrenim gören öğrenci sayısı 1 milyon 279 bin 547’dir. Buna karşın LGS’ye başvuru yapan öğrenci sayısı 1 milyon 25 bin 662, sınava katılacak öğrenci sayısı ise 1 milyon 22 bin 658 olarak açıklanmıştır. Bu tablo göstermektedir ki yaklaşık 254 bin öğrenci merkezi sınav sisteminin dışında kalmıştır. Bu farkın nedenleri kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. Öğrenciler sınava neden başvurmadı? Başvurup neden sınava girmeyecek? Bu çocukların ne kadarı örgün eğitim içinde, ne kadarı açık öğretime yöneldi, ne kadarı umutsuzluk nedeniyle sistemin dışında kaldı? Milli Eğitim Bakanlığı bu sorulara yanıt vermek zorundadır. Sınav; Türkiye’nin 81 ilinde, 920 ilçesinde, 4 bin 244 okul binasında, yurt dışında ise 8 ülkede ve 11 sınav merkezinde gerçekleştirilecektir. Yurt içinde 1 milyon 22 bin 104, yurt dışında 554 öğrenci sınava katılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı sınav güvenliği için 200 bin bakanlık temsilcisi görevlendireceğini, yapay zekâ destekli kamera sistemleri kuracağını ve çeşitli teknik önlemler alacağını açıklamaktadır. Ancak burada temel soru şudur: Bir milyondan fazla çocuğun geleceğini belirleyen bu sistem gerçekten adil midir? Bugün eğitim sistemimiz çocukları geliştiren değil yarıştıran; fırsat eşitliği yaratan değil eşitsizlikleri büyüten bir yapıya dönüşmüştür. Bir tarafta özel okul, özel ders ve kurs desteğine ulaşabilen öğrenciler; diğer tarafta ekonomik güçlüklerle mücadele eden milyonlarca aile bulunmaktadır. Daha da kaygı verici olan ise son günlerde tarafımıza ulaşan iddialardır. Bazı illerde ve bazı okullarda yöneticilerin, okulun başarı ortalamasını yüksek göstermek amacıyla kendilerince başarısız gördükleri öğrenciler üzerinde sınava girmemeleri yönünde baskı kurdukları ifade edilmektedir. Öğrencilere “nasıl olsa kazanamazsın”, “okulun başarısını düşürme”, “boşuna sınava girme” denilmesi kabul edilemez. Hiçbir okul yöneticisi ve hiçbir eğitimci bir çocuğun geleceği hakkında hüküm verme hakkına sahip değildir. Eğitimcinin görevi çocukları elemek değil desteklemek; umutsuzluk üretmek değil umut büyütmektir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu iddiaları derhal araştırmaya ve öğrenciler üzerinde baskı kurduğu tespit edilen yöneticiler hakkında gerekli işlemleri başlatmaya çağırıyoruz. Öğrencilere dağıtılacağı açıklanan beslenme paketleri, kamera sistemleri ve teknik uygulamalar tek başına eğitimde adaleti sağlayamaz. Türkiye’nin ihtiyacı çocukları sınav maratonuna mahkûm eden değil, her çocuğa eşit ve nitelikli eğitim sunan bir anlayıştır. CHP olarak çözüm önerilerimiz şunlardır:

• Her mahallede ve her ilçede nitelikli, donanımlı devlet liseleri oluşturulmalıdır.

• Okulların başarı sıralamasına göre değerlendirilmesine son verilmelidir.

• Öğrencilerin sınava katılımı konusunda baskı uygulayan yöneticiler hakkında etkin denetim ve yaptırım mekanizmaları kurulmalıdır.

• Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.

• Merkezi sınavların belirleyiciliği azaltılarak öğrencilerin çok yönlü gelişimini esas alan yerleştirme modelleri uygulanmalıdır.

• Eğitimin ticarileştirilmesine son verilmeli, kamusal ve parasız eğitim güçlendirilmelidir. Bir milyondan fazla çocuğumuzun geleceğini ilgilendiren bu süreçte görevimiz; çocuklarımızı yarıştırmak değil, onların hayallerine ulaşabilecekleri adil bir eğitim sistemi kurmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak eğitimde fırsat eşitliği mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.

Bu vesileyle sınava girecek sevgili öğrencilerimize ve onları özveriyle hazırlayan değerli öğretmenlerimize başarılar diliyorum.

Çocuklarımızın yanında olan kıymetli velilerimize teşekkür ediyor, sınav sonuçları sonrasında çocuklarımızı değil, onları yarışa mahkûm eden eğitim sistemini sorgulamaya davet ediyorum. Hiçbir sınav bir çocuğun değerini belirleyemez. Çocuklarımız başarılıdır, başarılı olacaktır.

LGS’ye girecek tüm öğrencilerimizin gözlerinden öpüyor, gönülden başarılar diliyorum.”